|
Fuzûlî
Gast
|
 |
« Gepost op: 25 Dec, 2008, 04:19:18 » |
|
TESEVin hazırladığı Kürt sorunu raporunda, sınır ve sınır ötesi operasyonların durdurulması, PKKnın silah bırakması için STKlar ve partiler aracılığıyla başvurulması ve PKKlılara sicil affı çıkarılması gibi öneriler getirildi
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfının (TESEV) Kürt sorunu raporunda, devletin Kürt halkına özür borçlu olduğu savunulurken, Tarafsız, bağımsız bir hakikatleri araştırma komisyonu oluşturulmalı önerisinde bulunuldu.
PKKya silah bırakma çağrısında bulunmak için sivil toplum örgütlerinin ve partilerin aracılığına başvurulması, bütün örgüt üyelerini kapsayan sicil affı çıkarılması, Kürtçenin ikinci dil olması, koruculuğun ve Türküm doğruyum diye başlayan öğrenci andının kaldırılması gibi öneriler de raporda yer aldı.
TESEVin Kürt Sorununun Çözümüne Dair Bir Yol Haritası: Bölgeden Hükümete Öneriler başlıklı araştırmasının sonuç raporu Karaköydeki TESEV Genel Merkezinde dün düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı.
35 sayfalık raporu, TESEV Demokratikleşme Programı Yöneticisi Dilek Kurban ve İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP) üyesi Yılmaz Ensaroğlu yazdı. Gazeteci-yazar Etyen Mahçupyanın da aralarında bulunduğu 5 TESEV mensubu da, yazıma katkıda bulundu. Ayrıca bölgedeki farklı sivil toplum örgütü ve kamu kurumları temsilcisi 29 kişi de, görüş ve önerileriyle rapora destek verdi.
Amaç, çözüme katkı
Toplantıda konuşan TESEV Başkanı Can Paker, raporun Doğu ve Güneydoğuda görev yapan STK temsilcileri, yerel yöneticiler ve kamu görevlileriyle yapılan mülakatlar sonucunda oluşturulduğunu belirterek, Gözettiğimiz temel amaç, Kürt sorununa barışçı bir çözüm bulunmasına katkıda bulunmak dedi.
Soruları da yanıtlayan Kurban, Türkiyenin artık bir Türk-Kürt çatışmasıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, Raporun uygulanabilirliğini hiçbirimiz garanti edemeyiz. Herkese rol düşüyor.
PKK aslında bölge halkının kendisi. Oradaki her evde ailenin bir ferdi ya dağda ya da hapiste diye konuştu.
AKPli vekil raporu övdü
Toplantıyı izleyenler arasında bulunan AKP Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt, Çok derli toplu bir rapor yorumunu yaptı.
Kurt, raporda Devletin Kürtlerden özür dilemesi yönündeki öneriyi ise, Devletler hatasız mekanizmalar değillerdir. Yapılan hatalarla yüzleşmekten korkmamalıyız bence diyerek değerlendirdi.
PKKlılara sicil affı çıkarılmalı
Ülke içi ve sınır ötesi bütün operasyonlar bir an önce durdurulmalıdır. PKKya silah bırakması çağrısında bulunmak amacıyla STK temsilcilerinin ve siyasi partilerin aracılığına başvurulmalıdır.
PKK militanlarının silah bırakması pişman olmalarına koşullandırılmamalı. Beyaz bir sayfa açmak adına, bütün militanları kapsayan bir sicil affı çıkarılmalıdır.
Kürtçe ikinci dil olarak okutulmalı
Yeni Anayasa herhangi bir resmi ideolojiye atıfta bulunmamalı; devleti değil, bireyi korumayı amaçlamalı; demokrasi, hukuk devleti ve insan haklarının korunması dışında değiştirilemez ilkeler barındırmamalı.
Bölgedeki camilerde vaazlar Türkçe ve Kürtçe verilmeli. Kürtçe ikinci dil ve seçmeli dil olarak okutulmalı.
Türküm, doğruyum andı kaldırılmalı
İlköğretim okullarında her hafta başında ve sonunda yapılan törenlerde okutulan Türküm, doğruyum diye başlayan ant kaldırılmalıdır.
Kürt çocuklarına verilecek her türlü sosyal hizmette, ana dile duyarlı olunması çok önemlidir.
Devletin bölgedeki çocuklara bir sosyal atılım borcu bulunmaktadır.
Sulama kanallarıyla GAP sonlandırılmalı
Bölge halkının plana olan güvensizliği göz önünde bulundurularak, GAP projesi sulama kanallarının tamamlanmasının ardından son bulmalı.
Bölgenin ekonomik ve ticari potansiyelinin açığa çıkması için Türkiyenin Ermenistan sınır kapısı açılmalı. Bölgede acilen mayın temizleme çalışması başlatılmalı.
Hakikati araştırma komisyonu kurulmalı
Koruculuk sistemi bir an önce kaldırılmalıdır. Tazminat yasası olarak bilinen 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanuna başvuru süresi bir kez daha uzatılmalıdır.
Devlet genel olarak topluma, özel olarak Kürt halkına yönelik en azından bir özür borcu olduğunu unutmamalıdır.
Tarafsız, bağımsız bir hakikatleri araştırma komisyonu oluşturulmalıdır.
Valiliklerin, belediyeler üzerinde oluşturduğu vesayet sona erdirilmeli. Yerel yönetimlerde Türkçe dışındaki diller kullanılmalı.
|