|
Configuratiescherm
|
 |
« Gepost op: 02 Mrt, 2008, 16:01:24 » |
|
14. 8. 1920 günü 1. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapmış olduğu konuşmadan:
Biz memleket ve milletimizin varlığını ve bağımsızlığını kurtarmak için karar verdiğimiz zaman kendi görüşlerimize bağlı bulunuyorduk ve kendi kuvvetimize dayanıyorduk. Hiçbir kimseden ders almadık, hiç kimsenin kandırıcı vaatlerine aldanarak işe girişmedik. Bizim görüşlerimiz, bizim ilkelerimiz herkesçe bilinir ki, bolşevik ilkeleri değildir ve bolşevik ilkelerini milletimize kabul ettirmek için de şimdiye kadar hiç düşünmedik ve girişimde bulunmadık. Bizim inanışımıza göre, milletimizin yaşamının sağlanması ve yükselmesi, kendi benimseme yeteneğiyle uygun olan görüşlerdir. Fakat esas bakımından incelenirse bizim görüşlerimiz -ki halkçılıktır- kuvvetin, kudretin, egemenliğin, yönetimin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır. Yine şüphe yok ki bu, dünyanın en kuvvetli bir esasi, bir İlkesidir. 1920 (Atatürk'ün S.D.I, s. 97-98)
Türk milletinin yapısı ve komünizm
Kendi elyazısıyla yazılmış "Demokrasi'ye Karşıt Çağdaş Akımlar" başlıklı yazı dizisinden :
Bolşevik kuramının Rusya'da uygulanmış şekline bakalım: Bütün Rus milleti içinden işçi, deniz ve kara kuvvetlerinden ibaret bir azınlık ekonomik esaslara dayanan, komünist partisi adı altında birleşerek, bir diktatörlük meydana getirmişlerdir. Amaçlarında, millî değildirler. Kişisel özgürlük ve eşitlik tanımazlar. Halk egemenliğine saygıları yoktur. İçeride çoğunluğu, zorlama ve baskı ile görüş noktalarına uymaya zorlarlar; dışarıda propaganda ve ihtilâl örgütü ile, bütün dünya milletlerine kendi ilkelerini yaymaya çalışırlar. Halbuki, hükümet kurmaktan amaç, evvelâ, bireysel özgürlüğün teminidir. Bolşevik hükümet şeklinde istibdat niteliği görülmektedir. Bir toplumu, bir kısım insanların görüşlerinin, zorla, esiri ve düşkünü yaşatmak şekline, doğal ve uygun bir hükümet sistemi gözüyle bakılamaz. 1930 (Afetinan, M.B. ve MK. Atatürk'ün El Yazılan, s. 420 -422)
Türk milletinin yapısı ve komünizm
Hâkimiyeti Milliye gazetesi muhabirine verdiği demeçten:
Komünizm toplumsal bir sorundur. Memleketimizin hali, memleketimizin toplumsal şartları, dinî ve millî geleneklerinin kuvveti Rusya'daki komünizm'in bizce uygulanmasına uygun olmadığı görüşünü doğrular bir niteliktedir. Son zamanlarda memleketimizde komünizm esasları üzerine kurulan partiler de bu gerçeği deneyimle kavrayarak faaliyetlerini durdurma gereğine inanmışlardır. Hattâ bizzat Rusların düşünürleri bile, bizim için bu gerçeğin meydana çıkmasına boyun eğmiş bulunuyorlar. 1921 (Atatürk'ün S.D. 111, s. 20)
Kendi arzularını kolaylıkla desteklemek isteyen birtakım kimseler hilekârcasına komünizm ve diğer kuruluşa taraftar olduğumu daima yayıyorlar. Fakat yanlıştır. 1920 (Atatürk'ün T.T.B.IV, s.351)
Bolşeviklerle ilişkimize gelince, biz onlarla bir dostluk antlaşması yaptık. Başlıca şartlardan biri şu ki, Ruslar memleketimizde propaganga ve kışkırtmalar yapmayacaklar; çünkü Sovyet kuruluşuyla bizim kuruluşumuz arasında esaslı uyuşmazlık vardır. 1921 (Atatürk'ün S.D.V, s.84)
Petit Parisien muhabirine Bursa'da verdiği demeçten:
Biz ne bolşevikiz, ne de komünist; ne biri, ne diğeri olamayız. Çünkü, biz milliyetçiyiz ve dinimize saygılıyız.
Özetle, bizim hükümet şeklimiz tam bir demokrat hükümetidir ve dilimizde bu hükümet, "halk hükümeti" diye anılır. Bu hükümet, doğrudan doğruya milletin arzularını karşılamaya hizmet eder ve millet ve memleketin yönetimine kendisi sahiptir. Bu nedenle kendi yazgısını kendisi belirler. Yönetimsel kuruluşlarımızın hepsinde uygulanacak olan yöntem de budur. 1922 (Atatürk'ün S.D.IU, s. 51-52)
Amerikalı kadın gazeteci Gladys Baker'e verdiği demeçten:
Türkiye'de bolşeviklik olmayacaktır. Çünkü Tük hükümetinin ilk amacı, halka özgürlük ve mutluluk vermek, askerlerimize olduğu kadar, sivil halkımıza da iyi bakmaktır. 1935 (Ayın Tarihi, No: 19, 1935)
Yabancı akımlarla mücadele
5.8.1929 gecesi Eskişehir garında Sakarya gazetesi başyazarına verdiği demeçten:
Türk milletinin toplumsal düzenini bozmaya yönelen didinmeler, boğulmaya mahkûmdur. Türk milleti, kendinin ve memleketin yüksek çıkarları aleyhine çalışmak isteyen bozguncu, alçak, vatansız ve milliyetsiz beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlayamayacak ve onlara hoşgörüyle davranacak bir topluluk değildir. O, şimdiye kadar olduğu gibi doğru yolu görür. Onu yolundan saptırmak isteyenler ezilmeye, ortadan kaldırılmaya mahkûmdur. Bu hususta köylü, işçi ve özellikle kahraman ordumuz candan beraberdir. Bunda kimsenin şüphesi olmasın! 1929 (Ayın Tarihi, Cilt: 20, Sayı : 65, s. 4791)
|